28 Ağustos 2009 Cuma

HAYAT MEMAT MESELESİ


Hayat kısmı tamamdı aslında

İşin hayat kısmından yana şüphe yok!

Ama ne vakit "ölmek" oldu eylem,

Özne yok, övme yok, özge yok...

Varlık şaibede, ruh yoklukla mücadelede

Gece oldu mu uyku suyu uyutan düşman!

Uyku ecel, uyku mematla işbirliğinde

Böyle günlük detaylarla korku duyar mı insan?

Bu arkadan itilerek yuvarlandığımız kaçıncı kuyu?

Bu en ucuza satıldığımız köle pazarı

Zifiri mağaralarda eriyor diye yakmıyoruz mumu,

Sadece bundan bile; düş sarı, düşünce sarı, nefes sarı...

Yedisinde neyse yetmişinde oymuş ya Adem,

Oysa bir Havvakızına her yeni sene bir başka "ayrı"lık

Öyleyse evrim var, evrim; tanımlarıma merhem

Aslında söyleyecek çok şeyim var, mesela zamansızlık...


Hayır, kuruntu değil bu!

Hayır, şiir hiç değil!

Kriptonlu biraz ama

Buralarda hayat- memat meselesi işte...

16 Ağustos 2009 Pazar

Yok Bişeyim, Dünya Kaçtı Gözüme...




Nerede kalmıştık?
Garanti süresi dolmuş vaatlerde mi?
Dünyanın bütün sabahlarını alıp gitme fantazisinde mi ?
İki beden büyük düşlerde mi?
Yoksa fahişe “pembe”lerin vitrininde mi?

Ne diyorduk en son?
Tutturamayanlardan mısınız?
Öldüren acı mıydı güçlendiren?
Artık yeni şeyler mi söylecektik?
Buranın en “yerli”si Süpermen miydi?

Kimindi sıradaki parça?
Hangi filmin repliğiydi bu?
En son kaç yaşına basmıştık?
Küresel mi ısındık küreye mi ısınamadık?

Ne demiştik en son?
Yaşlanıyor muyduk kırışarak?
Yaşayarak mı intihar edecektik?
Yok ağlamıyorum!!
Yok bişeyim valla..
Dünya kaçtı gözüme yalnızca...

8 Ağustos 2009 Cumartesi

"SILA"SIZ SINIRLAR


Ait olmazsa bir sınır bir yere

Dolanır durur çeşitli diyarlarda

Hep gurbet türküleri söyler de

Hiç eski diş fırçası bulunmaz yanında...