7 Nisan 2010 Çarşamba

ÇATAL


Kaçılamadı…
Vicdanın ağır tortusundan…
“aşk” kelimesinin ilk anlamını,
Diğer anlamlarıyla aldattı kalemim…

Bundandır,

Ben yazdıkça,
Sayfalar kararır,
Kalemler keskinleşir…

Hayatımı mı,
Yoksa dünyamı mı değiştirsem?!?...

3 Mart 2010 Çarşamba

HANGİMİZ BÜYÜYEBİLMİŞ?


Hey Akl-ı Selimler!
Benim bilinmezlerim artar
Sizin mantıklı puntolarınız
Öyle ya…
Sizdekiler cilt cilt sözlük
Bendekiler haritalar, yırtık...

Benim sayfalarım biter
Sizin silgileriniz…
Öyle ya…
Ben üstünü çizerim
Siz “temiz”lersiniz…

Heyhat!

Siz iradenizle şemsiye açar
Ben iradesizce ıslanırım
Öyle ya…
Ben hiç kurumam
Siz de hiç ağlamazsınız…

Netekim!

Gözleriniz hep bulutlardadır
Benimkiler yansımasına bakar
Öyle ya…
Siz gözle görürsünüz
Ben gönüllü/le katlanırım

Binaenaleyh!

Sizin üstünüze iyilik sağlık
Bana kalem küllük
Öyle ya…
Siz düşünmüş taşınmış
Ben hararet yapmış, aşınmış…

Ama…

Hangimiz büyüyebilmiş?!?


İnsan acizdir, muhtaçtır fazla artistlik yapmamalıdır. (Ah Muhsin Ünlü)

12 Şubat 2010 Cuma

ŞAH DAMARI FANTEZİSİ



Ya Hayy!..
Çıkarıp yerinden
Şah Damarımı
Dolayıp boynuma
Sıkasım var!..

Anne karnında
Göbek kordonu boynuna dolanıp
Boğulan cenin ile
Benim aramda
“cuzî irade” farkı,
Var mıdır peki?...

23 Aralık 2009 Çarşamba

ONTOLOJİ KUYUSU


Ve şimdi yeniden sessiz kuyum
Herkesinkinden daha kimsesiz
Her zamankinden daha sessiz
Oldukça karanlık
Alabildiğine acımasız

Borçla güç bela aldığım nefesler
Ve daha taksidi bitmemiş bir çift bakışım
Bir de tüten dumanımın dışında
Bir damla ses yok
Ne kuyumda ne saklımda

Ne Yusuf ne de Hızır
Ne de on bir yıldız
Bu kez kalemle dokunulacak
Bir tek kelime bile yok

İki boş avuç
Tecavüze uğramış umutlar
Bir de ağlayan kız çocuğu var

"Var" dediklerimce isyan
"Yok" dediklerimce şükrüm
Ve sustuklarımca ifşa ettiklerim var

Hüvel Bakî!

Esirge beni benden
Bağışla beni bana….

17 Aralık 2009 Perşembe

TALEP FORMU


başı kesik kuş gibi
boyuna “kanat” çırpınıyorum
affet beni…

başım zekatı
kalbimin
ruhum delik deşik
kimsesizlikten
ey kimsesizler kimsesizi

esirge beni
ya rab
bağışla beni…



...ve uç uca yaşıyorum hayatı... bütün gün yürüyerek düşünüyor, bazen de düşünerek yürüyorum...

5 Aralık 2009 Cumartesi

TAŞ BANA


Bekleme dolu dolu “sabrım”
Taş bana!...
Bendeki boşluklara
Bendeki kuyulara
Düşünme daha fazla
Mühürlü fallarını
Aç bana
Islanma artık
Boşuna
İkna oldum ben
Sana…


Düş bana “ah”ım
Düşle bana
Kalemsiz kurşunsuz
Yaz bana
“yarın”lı sorular
Sorma

Kaç bana “ayna”m
Sakınma
Korkma
Ecelden gayrı her şeyden
Kaç bana
İhtarlara aldırma

Bak bana “nabzım”
Gözümü
Gönlümü
Kolla!...
Ve sağ kalan umutlarımı
Sakla!...