22 Ekim 2009 Perşembe

İNSAN ZEHİRLENMESİ


Gözlerim karardı geçenlerde

Birisinin gözlerindeki görüntüde

Baş dönmesi, bulantı, titreme...

İnsanlar dokundu herhalde(!)

12 Ekim 2009 Pazartesi

BENİ YANLIŞ ANLA, NOLUR!..


Beni yanlış anla, nolur...

Çığlıklarımı bastırınca sessizliğin,

Beni yanlış anlamış olmanı dilerim...

Çünkü "yoksay"mandan efdal böylesi.

Anlama ihtimalin güçlenir belki...


Beni yanlış anla, nolur...

Gözlerin anlam ararken suretimde

-Aynasızların durduk yere kimlik sorgusu gibi...-

Sen gezindikçe bakışlarınla "cümle"mde

Geceden suya bastırdığım her iyiniyet, kirleniyor sanki...


Beni yanlış anla, nolur...

Anadiline yanlış tercüme edilmiş şiir gibi...

Şairin kalbindekileri değil de,

"çıktığı kabuğu beğenmeyen" anlamı gibi

Asimile olmuş, son azınlık çocuğu gibi,

tüketirsin, toplumun gibi...


Beni yanlış anla, nolur...

Çünkü susmayı âdet edinmiş,

Bunu telafi edebilecek kelimelerle, kanlı bıçaklı olmuş,

Bir köşede susarak kokuşma ihtimali için bile çıldırmak üzere,

"mesih" saplantılı bir simyacının

düşüsün sen...


sadece bu yüzden;


Beni yanlış anla, nolur...


8 Ekim 2009 Perşembe

madd(EN) ve man(EN)


niye en çok ben yara alırım?

bir acem türküsü dinlerken

niye falçata gibidir her ritmi?

niye en çok ben yaralanırım?

ya da en çok ben yara aldım sanarım?


en çok ben düşerim, neden?

ötekiler iki kelimeyle geçer de

ben sayfalarca susar, yine de kalırım "vize"den!...


hepsi gözyaşıdır, evet de...

en tuzlusu düşer payıma sanki?!?

bilmiyorum, öyle geliyordur belki de...

herkesin gecesi bu kadar karanlık mı?

benimki en "kuzgunî" sanki...


bu kadar hızlı büyüyüpte

herkes bu kadar "geç" kalıyor mudur peki?

kuyunun en dibi de

herkese bu kadar cazip mi ki?!?