8 Ekim 2009 Perşembe

madd(EN) ve man(EN)


niye en çok ben yara alırım?

bir acem türküsü dinlerken

niye falçata gibidir her ritmi?

niye en çok ben yaralanırım?

ya da en çok ben yara aldım sanarım?


en çok ben düşerim, neden?

ötekiler iki kelimeyle geçer de

ben sayfalarca susar, yine de kalırım "vize"den!...


hepsi gözyaşıdır, evet de...

en tuzlusu düşer payıma sanki?!?

bilmiyorum, öyle geliyordur belki de...

herkesin gecesi bu kadar karanlık mı?

benimki en "kuzgunî" sanki...


bu kadar hızlı büyüyüpte

herkes bu kadar "geç" kalıyor mudur peki?

kuyunun en dibi de

herkese bu kadar cazip mi ki?!?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder