4 Ağustos 2011 Perşembe

HÜZÜNLÜ BAKAN ELMA


ısırılmış elma güzeldir, çünkü
içinde "insan" geçiyor...
gözün gördüğü, gönlün almadığı
gönlün aldığı, gözün görmediği
gözün görmediği, gönlün almadığı

bir konteynıra erken gelen bahar...

ısırılmış elma güzeldir, çünkü
üzerinde diş izleri var
her kentin şımarık bir çocuğu
bir de usanmış, bezmiş bir annesi var
ve kuşak farkı bunalımıdır
yaban bir kenti yaşamak...


ısırılmış elma güzeldir, çünkü
gözlerinde "beşer" hüznü var.
biliriz de anlamayız ama
canlıda cansızda "göz" var!...


20 Mart 2011 Pazar

HEMCİNSLERİME GEREKÇELER



Ağlayın zavallı kadınlar!
Sabredin yalnızca
Otuzunuzdan itibaren geriye saymaya başlayın
Yaşlarınızı da, gözyaşlarınızı da...

Ağlayın yeryüzü kadınları
Tüm puslu sahalar sizinmiş
Ve her mesele ucu size çıkarmış gibi karışın herşeye
Karışın çoluğa çocuğa

Ağlayın anne kadınlar
İnsan yaratmışcasına kaderler çizin
Saklayın tüm kusurlarınızı
Föndoten kapatıcılığında

Ağlayın amazon kadınlar
Haklarınızı hakketmediğiniz gibi
Ezilmişliklerinizden duvarlar örün de
İçine hapsedin iç geçirmişliklerinizi

Ağlayın haset kadınları
En iyi ihtimalle biribirinize diş geçirin
Yalvarın gecelerce
Şefkat ve sevgi için

Ağlayın Yasak Ağaç kadınları
Bahtlar ördüğünüz çoraplara
Ve hedefinden saptırdığınız oklara
Dokuz doğurun bin ölün e mi!!!....

21 Ocak 2011 Cuma

MERKEZKAÇ KUVVETİ HIÇKIRIKLARI






İçimdeki boşluk yutacak beni!
Yazmazsam boğulacağım.
Ne düşünüyorum ne düşlüyorum
İçimdeki hayvanın salyası
İçimdeki çocuğun saçlarına düşüyor...


Israrla mucizesini bekleyen ucubeler gibi
Gözüm kapalı, kollarım açık
Kaderden "dinginlik" dileniyorum

Ve içİmdeki o kara delik,
Yutuyor dağ kadar uçurtmaları
Bir ses yankılanıyor aynamda



"boşluk seni yutmadı, sen boşluğu yuttun"



Bir kara delik ki,

Vakumluyor, pırıltılarımı
Vakumluyor, yeşil boya kalemimi,
saatli maarif takvimimi,
Vakumluyor, iskambil kağıtlarımı,
yırtık haritalarımı
Vakumluyor, gözlerimi, göz izlerimi...



Merkezkaç çaresizliği ile
Koruyorum kendimi!...





12 Ocak 2011 Çarşamba

MUHALEFET PARTİSİ




Her ihtimale "karşı" olanların

Muhalefeti tadındadır aşk

Harcı kurutulmuş çiçekler

Gıdası gün ışığı görmemiş şüpheler


Ve an gelir şu soruya çarparsın;


"seni BENden çok seviyor(muy)um?"







ben yaşamak istiyorum be abicim, toplumsallaşmak!

ama yalnızlık, daima ana muhalefet partisi!....

(K. İSKENDER)



4 Kasım 2010 Perşembe

iyi günde kötü günde




ruhun bir karadelik

vakumlayan kumdan ruhumu

tane tane sana taşınıyorum

direnmeyeceğim!...


üzerimdeki her belayı

sana atfedeceğim

bu kez kaç gelirse gelsin zar

şikayet etmeyeceğim!...


3 Temmuz 2010 Cumartesi

SESSİZ SEDA



tüm kâğıtlarımı
ve tüm kanatlarımı
sermek üzreyim önüne
kesme sükûtumu bal ile…


en uzun gecelerimle
zuladaki “joker”lerimi
yaymak üzreyim önüne
bozma bağımı gününden önce

söküldüğüm şehirlerle
yağmalandığım durakları
ifşa etmek üzreyim önüne
sorma “önsöz”ü nerede…

son çocukluğumla
kadın huysuzluğumu
atmak üzreyim çöplüğüme
alma “ah”ımı diline…

27 Mayıs 2010 Perşembe

CİDDİ ŞEYLER




Düşledim ve düşündüm..
Anlam veremedim, üşüdüm
Sorarken yanıldım
Yanılırken ağladım
Düşecekken oyalandım
Düşünce hırslandım

Yo, hayır, hırs mı dedim?...
Hayır, ben oyuna hiç oturmadım,
Kaybedenlere teselli akıttım,
Çayları tazeledim.
Muhitteki tüm develeri aldım
Herhangi bir diyara yollandım
Kaçtım mı?
Sanmam…
Olsa olsa,
Oyunu ciddiye al(a)madım….